夢幻光芒 || 詹明
介紹


11:14 PM
Jimin bugün çalıştığı konuları tekrar ederken aklına Jennie ile yaşananlar gelince gözleri dolmuştu.

Her zaman iyi, sakin ve herkesin sevdiği biri olmuştu. O kız neden ona öyle davranmıştı ki?

Tamam belki birazcık sert ve emirvaki konuşmuş olabilirdi ama şiddete ne gerek vardı? Canı yanmıştı. Şoka girmiş ve ona engel olamamıştı.

Ayrıca son dediği şeyler... Jimin kesinlikle dudaklarının parçalanmasını istemezdi. O kızdan uzak dursa iyi olacaktı.

Eğitim hayatını başına bela almadan bitirmek istiyordu.

Zaten son senesiydi.

Bayan Park
Bebeğim! Bu kadar çalışma yeter. Hadi, uyu artık.

Kendisine seslenen annesine cevap verdi.


Jimin
Tamam anne! Yatıyorum şimdi!

Dediği gibi kitaplarını kapattı ve yeni gün için uykuya daldı...

11:57 PM

Rosé
Neyin var Jennie? Geldiğimizden beri sadece votka içiyorsun ve konuşmuyorsun. Bir erkeğe bile yavşamadın! Söyle, ne düşünüyorsun?


Jennie
Dürüst mü olmamı istiyorsun?


Rosé
Yalan söylemek gibi bir seçeneğin yok.

Jennie sırıttı.


Jennie
Cevabımı duyunca yalan söylemiş olmamı dileyeceksin canım arkadaşım.


Rosé
Beni korkutuyorsun.


Jennie
Jimin'i düşünüyorum.


Rosé
NE?!


Jennie
Bağırma! Lanet olsun... elimde değil. O çok tatlı. Gözleri ve burnu minicik, dudakları onların zıttı olarak büyük ve dolgun.


Jennie
Uzun zamandır bir erkeği bu kadar çok istememiştim Rosé...


Rosé
Seni çok iyi anlıyorum.

Diye sessizce mırıldandı Rosé

Fakat Jennie duymuştu.


Jennie
Yalan söylemiş olmamı dileyeceksin derken neyi kast ettiğimi anladın mı şimdi?


Rosé cevap vermedi. Jennie'nin aksine o, bir şeyleri itiraf etmede berbattı.

Öyle ki, lisenin ilk gününden beri seviyordu Jimin'i ancak bir kez bile yanına gitmeye cüret edememişti.

Jennie sessizliği böldü.


Jennie
Hadi bir iddiaya girelim.

Ve yüzünde şeytani bir gülüş yer edindi...